Arabuluculuk

Arabuluculuk

Arabuluculuk, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 2013 yılında yürürlüğe girmesiyle hayatımızın bir parçası olmuştur.

Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları dava dışında çözmeye ve taraflar arasında anlaşma sağlamaya yönelik olarak bağımsız ve tarafsız üçüncü bir kişi yani arabulucu tarafından yürütülen gizlilik, eşitlik ve gönüllülük ilkelerine dayanan bir müzakere sürecidir.

Arabulucu ise, aralarında ihtilaf olan tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak amacıyla iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, gerektiğinde çözüm önerileri sunan ve bu amaçla uzmanlık eğitimini aldığı teknikleri kullanan, görevini tarafsız ve bağımsız olarak yerine getiren kişidir. Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığı ve tarafların gerçek menfaatlerini tespit ederek uyuşmazlığa neden olan konuların müzakere edilmesini sağlar ve gerektiğinde çözüm önerileri sunar.

Arabuluculuk Neden Tercih Edilmelidir?

Günümüzde yargı üzerindeki iş yükünün ne denli ağır olduğu tartışma götürmemektedir. Bu ağır yük hem verilen kararlar açısından bazen bir çoğumuzu memnun etmemekte, hem de uzun süren yargılama süreci hak arama talebinden vazgeçmemize sebebiyet vermektedir. Sistemin aksayan yönlerini ortadan kaldırmak ve toplumsal barış anlayışını yerleştirmek adına arabuluculuk faaliyeti burada özel bir önem taşımaktadır.

Arabuluculuk yolunun tercih edilme nedenlerinden önemli olanlarını kısaca belirtmek gerekirse; Arabuluculuk hızlı bir süreçtir. Bir kaç gün içerisinde hatta bazen bir kaç saat içerisinde dahi hukuki uyuşmazlığa dair çözüm bulmak, anlaşmak mümkün olabilmektedir. Arabuluculuk, her zaman daha az maliyetlidir. Aksi yönde bir kararlaştırma yoksa, arabuluculuk masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanacaktır. Sürecin yargıya göre daha kısa sürdüğü nazara alındığında, her halükarda daha az masraflı bir süreç olduğu anlaşılmaktadır. Kazan-Kazan ilkesi geçerlidir. Arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşan taraflar, masadan el sıkışarak ayrılmakta, ileride tekrar ortak bir çalışma içerisinde birlikte olma ihtimalleri söz konusu olmaktadır. Bu faaliyet gizlidir. Yargıda olduğu gibi aleni değildir. Başlangıçtan sona ermesine kadar gizlilik esasına tabidir. Taraflar bu ilkenin varlığına güvenerek tüm sırlarını rahatlıkla arabulucu ile paylaşabilme imkanına sahip olmaktadır.

Oruç Hukuk & Danışmanlık, Arabuluculuk Daire Başkanlığı siciline bağlı olarak çalışan – uzman arabulucu kadrosu ile Alternatif Çözüm Yolu Arabuluculuk kapsamına giren tüm konularda gerek müvekkillerimize ait taraf vekilliği gerekse de ihtiyari arabuluculuk hizmeti vermektedir.